Anadil Etkinliği


Bahçe Etkinliği

Doğayı Tanıma Etkinliği

Gezi Etkinliği

İngilizce Etkinliği

Kavram Çalışması

Müzik Etkinliği

Rol Model Etkinliği

Oyun

Serbest Etkinliği

Kurtköy Lale Bahçesi Anaokulu - Kurtköyde Anaokulu

Hakkımızda

 

 

EĞİTİM METODUMUZ

 

ÇOKLU ZEKA PROGRAMI

 

Multiple Intelligence (çoklu zeka) teorisi ile de çocuklarımızın baskın yeteneklerini ve yönlerini belirleyip onları daha iyi seviyelere taşıyabilmek, dolayısıyla çocuklarımızın sadece bir yönde değil, bütün ilgi alanlarında ulaşabilecekleri maksimum bilgi ve beceriye eriştirmek hedeflenmiştir. 

Çoklu zeka kuramı, Howard Gardner'ın 1983 yılında "Frames of Mind: The theory of multiple intelligences (Düşünüş Biçimi: Çoklu Zeka Kuramı) adlı eserinde ortaya koyduğu "Çoklu Zeka Kuramı", zekanın toplumlar ve eğitim üzerinde yıllardır sürüp giden etkisini yani sadece dil ve matematik zekasını hesaba katan klasik zeka testi ve zeka tanımlamasını tarihe karıştırmıştır. Gardner, zekanın iki değil, sekiz yönü olduğunu savunmuştur. Böylece sadece matematikte ve dilde başarılı olanların değil, müzikte, sporda, dansta, iletişimde, doğada, resimde kendini gösterenlerin ve kendini iyi tanıyanların da zeki olduğunu ortaya çıkarmıştır. 


Çoklu zeka kuramının amacı, eğitimde bireylerin neler yapabildiğinden çok neler yapabileceğinin düşünülmesidir. Günümüzde eğitim ve psikoloji alanındaki gelişmelerle klasik testlerin çocukların değerlendirilmesinde yeterli olamayacağı, onların potansiyel yeteneklerinin de ortaya çıkarılması gerektiği görüşü vardır. Çoklu zeka her bilim alanında öğrencilerin öğrenmelerini artıran bir öğretim süreci olarak algılanmaktadır.

 

Çoklu Zeka Kuramı Sınıf Ortamlarında Nasıl Uygulanır?

 

Her okul, her öğretmen bu teoriyi kendi sistemi içinde uygulamalıdır. Doğru ya da yanlış uygulama yoktur. Önemli olan, okulların, öğretmenlerin içinde bulundukları şartları, sınıfların fiziki konumlarını, okul felsefelerini ve yaşadıkları toplumun özelliklerini dikkate alarak teoriyi uygulamaya hazırlanmalarıdır. Her okul veya her öğretmen tarafından farklı bir uygulama modeli seçilebilir veya karma bir uygulama modeli kullanılabilir. Buna karar verecek olan uygulayıcı eğitimcilerdir. Çoklu zeka kuramının uygulandığı eğitim kurumlarında hemen her yer öğrenme alanı olarak kullanılabilir. Kütüphaneler, koridorlar, okul bahçeleri, laboratuarlar vb. her yer öğrenmek için bir ortamdır. “Çoklu zeka kuramının uygulanması ile okul, duvarlar ötesi dünyalara taşınır.”

 

Neden Çoklu Zeka?

 

İnsandaki potansiyelin en üst sınırlarına kadar geliştirilebilmesi, ancak ona çok erken sağlanabilecek olanaklarla mümkün olabilir. Sınıflarda görsel, bedensel,doğa ve müzik zekası gibi çoklu zeka eğitim alanlarını kullanmadaki amaç; öğrencilerin bu alanlardaki yeteneklerini en üst noktaya çıkarmak ve onların bu alanlardaki ilgi ve eğilimlerini bir araç olarak kullanarak, eğitim ve öğretim ortamlarını zevkli hale getirmek, dolayısıyla da öğrenme fırsatlarını arttırmak olmalıdır.


Yaşayan Değerler Eğitim Programı Nasıl Bir Programdır?

 

Yaşayan  eğitimini işleyen bir programdır. Çocuklarının kazanmasını dilediğimiz bu değerler : Huzur, saygı , sevgi , sorumluluk , mutluluk, işbirliği , dürüstlük , alçakgönüllülük, hoşgörü, sadelik, ve birliktir. Öğretmenler öğrencilerini daha güvenli , başkalarına karşı daha saygılı ve kişisel yeteneklerinde ve işbirliği gerektiren sosyal yeteneklerinde olumlu bir gelişme göstermelerini amaçlamaktadırlar.

 

YDEP’nın Amaçları

 

  1. Bireylerin farklı değerlerin üzerinde derinlemesine düşünmelerine ve kendi düşüncelerini geliştirmelerine ve bunları kendileri ile, başkalarıyla, içinde yaşadıkları toplumla, en geniş anlamda dünyayla ilgili olarak ifade edip uygulamalarına yardımcı olmak.
  2. Olumlu kişisel ve sosyal seçimler yapma konusun anlayış, motivasyon ve sorumluluk duygusunun geliştirilmesi.
  3. Kendi kişisel, sosyal, etik değerlerini seçmeleri ve bunları geliştirmek ve derinleştirmek için pratik yöntemleri fark etmeleri için bireylere ilham vermek.
  4. Öğrencilerin her bakımdan büyümelerine, gelişmelerine ve seçimlerine yardımcı olarak onların toplumla saygı , güven ve doğru bir amaçla bütünleşmelerini sağlamaları için cesaret vermektir.

 
PROJE TABANLI EĞİTİM PROGRAMI

 

Proje tabanlı öğrenme, projeyi eğitimin temel unsuru olarak gören bir öğrenme anlayışıdır. Proje, düşünme, hayal etme, özgünlük demektir. Bu ise, kendi öğrenmesinin sorumluluğunu üstlenmiş, özgün bireyler yetiştirmeyi ve bunu gerçekleştirecek bir öğrenme sürecini öngörür. Proje çalışmaları, okul öncesinde öğrenmeye değer bir konu hakkında çeşitli bakış açılarının derinliğine incelenmesi olarak tanımlanmaktadır. Proje çalışmalarında araştırmalar genellikle bir sınıf içindeki küçük bir grup ile, bazen bütün bir sınıf, nadiren de bireysel olarak çocuklar tarafından yapılmaktadır. 

 

Proje tabanlı eğitimin amaçları?

 

Proje Yaklaşımı`nın genel amacı, çocukların zihinsel yaşantılarını geliştirmektir. Zihin teriminin kapsamında bilgi ve becerilerin yanı sıra duygusal, ahlaki ve estetik duyarlılık da bulunmaktadır. Küçük çocuklara uygulanacak eğitimin, çocukların zihinlerinin tüm kapsamını hedeflemesi gerekmektedir. Bu da çocukların, sorular oluşturmasını, bilmece çözmesini, çevrelerindeki önemli konulara ilişkin bilinçleri arttırmasını desteklemek içindir. Proje çalışmalarının beş temel amacı vardır.

 

1- Zihinsel Gelişimi Desteklemek
Araştırmalara göre erken yaşlarda akademik ve geleneksel yaklaşımların, küçük çocukların eğitimi için yeterli olmadığı ifade edilmektedir. Bunun nedeni olarak ise çocukların çevrelerine ilişkin anlayışlarının zenginleştirilmesi gerekliliği gösterilmektedir ve eğitimin temel amacının, çocukların dünyayı anlamasını sağlamak ve bunu geliştirmektir.

2- Etkinlikler İçinde Denge Oluşturmak
Proje çalışmaları çocukların verimliliğini arttırmakta kendiliğinden oyunlarından ve sistematik öğretim metotlarından öğrendiklerini arttırmak ve desteklemek amacıyla uygulanır. Çocukların çalışmalarına uyum ve süreklilik kazandırır.

3- Okul İle Yaşamı Birleştirmek
Proje yaklaşımına göre okul hayattır. Okulda zamanın bir bölümünün rahatlamaya, bir bölümünün ise çalışmaya ayrılması gerekmektedir.bu durumlarda ise proje çalışmaları programda çeşitlilik oluşturur. Böylece daha çok oyun yoluyla, kendi deneyimleri ile öğrenmeye açık olan küçük çocuklar, ilgi duydukları bir konuda, kendi belirledikleri yöntemlerle ve gereksinimleri olduğu kadar öğrenme olanağı bulmuş olacaklardır. Diğer yandan geleneksel okullar, gerçek yaşamdan farklı olmakta ve çocukları gerçek çevresi ile yüz yüze getirememektedir. Bu okullarda geleneksel konular işlenerek çocuklara gerçeğe benzemeyen bir çevre ile ilişki kurdurulmaktadır.

4- Sınıfta Topluluk Ruhunu Geliştirmek
Çocukların bir topluluk olarak sınıf ortamını yaşamaları, eğitimin bir diğer amacıdır. Bu ise tüm çocukların, grup deneyimi yaşamalarıyla olabilir. Proje çalışmaları, çocuklara, birlikte çalışma duygusunu oluşturmaları için fırsatlar vermektedir. Bu arada her çocuğun grup yaşamına katkıda bulunmaları farklıdır. Bu da çocukların bireysel farklılıklarını ortaya çıkarır.

5- Eğitimde Zorluklarla Mücadele Edebilmek
Proje tabanlı eğitimin bir diğer amacıda öğretmenlerimizin problem çözme yeteneklerinin açığa çıkarılmasıdır. Başka bir deyişle; hangi koşulda olursa olsun öğretmenlerin potansiyel problemlere yapıcı ve ikna edici çözümler getirmesi hem öğretmenlerin hem de çocukların problem çözme yeteneğinin gelişmesi yönünden değerlidir. 

 

 

 

 

 

 

 

Copyright 2019. Tasarım: ordukayamatbaa.com. Dünkü Ziyaretçi: 30 | Bugünkü Ziyaretçi: 23
facebook twitter google plus